Kayıtlar

Doğa severler buraya!..Giresun Kulakkaya yaylasına yolculuk.. Dağlara do...

Resim

iki kardeşin 7 yıl boyunca yaşadıkları ve Muhammediye adlı eserin yazıldığı yer ve ilginç hikayesi..

Resim

Bayraklı Baba kimdir, Bayraklı Baba ismi nereden geliyor?

Resim

Doğadan deniz, sahil, manzara ve çiçek resimleri

Resim

En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır!..

Resim

Cehennem Adası

Lev Nikolayeviç Tolstoy un "Bir gencin dramı" adlı eserinden bir bölüm.. Asırlar geçse de bazı şeyler değişmiyor!... Gerçekten okumaya değer bir hikaye.. Cehennem Adası Bu öykü, İsa'nın, Allah'ın dinini insanlara tebliğ ettiği sıralarda geçmiştir. İsa'nın tebliğ ettiği bu din öyle açık, uygulanması öyle kolay bir dindi ki, geniş kitlelere yayılmasına hiçbir şey engel olamıyordu. Bu din insanları kötülükten öyle kesin bir şekilde alıkoyuyordu ki onu kabul etmemek elden gelmiyordu. İşte bu yüzden, tüm şeytanların reisi olan Velzevul büyük bir endişe içindeydi. Eğer İsa, bu dini tebliğden vazgeçmezse,insanlar üzerindeki otoritesini, bir daha geri gelmemesi kaybedeceğini açıkça görüyordu. Evet kaygı içindeydi ama asla ümitsizliğe düşmedi. İsa'yı mümkün olduğunca yıpratmak için, kendi yolunda giden sapık softaları ve bilginleri ona karşı kışkırtıyor; havarilere de, onu tek başına bırakmaları için telkinlerde bulunuyordu. İsa'nın, yapılan işkence...

Genellikle, Zenginlik Ve Servete Başkalarına Boyun Eğip Yalakalık Edenlerin Sahip Olduğu Hakkında..

 Zamanlar da geçse insanlarda değişse değişmeyen  bazı şeyler vardır İbn-i Haldun Mukaddime adlı meşhur eserinde bakın ne diyor. Halbuki aradan yuzyıllar geçti!... Genellikle, Zenginlik Ve Servete Başkalarına Boyun Eğip Yalakalık Edenlerin Sahip Olduğu Hakkında İnsanların elde ettikleri kazançların, çalışmalarının ve emeklerinin (maddiyata dönüşmüş) kıymetlerinden ibaret olduğunu yukarıda gördük. Eğer bir insan çalışmayı tamamen terk ederse, kazanç elde etmeyi tamamen kaybetmiş olur. işinin ve çalışmasının kıymeti, o işin insanlar arasındaki değeri ve insanların o işe duyduğu ihtiyaç ile orantılıdır. Kazancının azlığı veya çokluğu da yine buna göre olur. Az önce makam ve nüfuz sahibi olmanın servet elde etmede etkili olduğunu açıkladık. Çünkü insanlar kendilerine gelebilecek zararları uzaklaştırmak ve menfaat elde etmek için, malları ve çalışmalarıyla, makam sahiplerine yaklaşmak isterler. Aslında insanların makam sahiplerine yaklaşmak için sarf ettikleri çalışm...

Sert Kışın Ortasında: Dyatlov Geçidi Bilinmeyene Yolculuk 6. Sezon

Resim

Dünyada En Çok Ziyaret Edilen 10 Ülke..

Resim

Her Şey Bir Restle Başladı! Yerli ATAK Helikopterinin Bilinmeyen Hikayesi!

Resim

Vahşi Frank: Afrika Macerası | 1.Sezon

Resim

Kehanetler kahinler gerçek mi yalan mı Ne kadar doğru ne kadarı yanlış i...

Resim
Geçmiten günümüze yapılan kehanetler  sonuçta gerçekleşenler oldu mu? Amaçları ne?

İpek Yolu'ndan Doğan Dünya..

Resim

Tarihsel İpuçları Mısır'ın Mezarları: Büyük Görev

Resim

Dünyaya ve Olaylara Farklı bir bakış "Harun Reid ve Behlül"

Resim

Alman Çeşmesi Gelibolu açık hava müzesi Nuşirevan' ın adalet ve Hz. Ömer Türkiye'nin en zengin ilk 10 kişisi çok şükür yılanlı sütun dikilitaş En iyi 10 futbolcu İnsanlığın katledildiği yer Eğer bire posta adresinizi yoksa!..

Resim

NUŞİREVAN'IN ADALETİ

  Hazreti Ömer ve Sa'd ibni Ebî Vakkas Hazretleri, İran'a at satmaya giderlerdi. İran'a vardıkları zaman şehrin girişinde cirit oynayan bir kısım genç görüp seyre daldılar. Bir ara yabancıların kendilerini seyretmekte olduğunun farkına varan gençlerden birisi yanlarına gelip onlara «Çöl Bedevileri» gibi sözlerle hakaret ettikten sonra, satmak için getirdikleri ve üzerine bindikleri Arap atlarını zorla ellerinden alırlar. Hazreti Ömer ve Sa'd ibni Ebî Vakkas Hazretleri ticaret maksadıyla geldikleri şehre meyus ve mükedder vaziyette girdiler. Yanlarında yiyecek bir şeyleri olmadığı gibi paraları da kalmamıştı. Aç - susuz akşam olmasını beklediler. Akşam olunca da bir handa konakladılar. Kapıdan girer girmez hancı, misafirlerinin yabancı olduğunu ve üzüntülü olduklarını anladı. Neden üzüntülü olduklarını sordu. Hazreti Ömer daha üzüntülü görünüyordu. O hiç konuşmadı. İbni Vakkas Hazretleri ise başından geçenleri hancıya dert yanarak anlattı. Hancı misafirlerini dinle...

Gelibolu da Tarihi Çimpe Kalesi Trakya da ilk Osmanlıların ayak bastığı ve fethettiği kale..fener tepesinde çevrenin hoş olmayan görüntüleri Gelibolu Namaz tepe adı nereden geliyor Tepe den Çanakkale Boğazına bakış..

Resim

Sultan kim?

  Bir zamanlar, uzak diyarlardan birinde bilge bir sultan yaşardı. Her hükümdar gibi onun da etrafı onlarca yağcıyla doluydu. Sarayında hangi odaya girse iltifatların, övgülerin bini bir paraydı: "Siz gelmiş geçmiş en kudretli sultansınız, efendim!" "Sultanım! Kimsenin, hiçbir şeyin gücü sizinkiyle boy ölçüşemez." "Sizin kudretinizin yetemeyeceği hiçbir şey olamaz, efendim." "Siz sultanların sultanısınız ey aziz hükümdar. Kimse size itaatsizlik etmeye cesaret edemez." Dediğimiz gibi, sultan aklı başında biriydi ve bu tür aptalca sözleri duymaktan bıkmış usanmıştı. Bir gün deniz kenarında yürürken, her zamanki gibi kendisine övgüler yağdıran saray ahalisine ve adamlarına bir ders vermek istedi. "Benim bu dünyadaki en büyük insan olduğumu söylüyorsunuz, öyle mi?" diye sordu adamlarına. "Sultanımız!" diye atıldı hepsi bir ağızdan. "Sizin kadar kudretli, sizin kadar büyük hiç kimse gelmedi bu dünyaya." "Y...

Çevirmenlik bir sanattır

Padişah V. Mehmet Reşat, Meşrutiyet ilkelerine özenle saygı göstermiş bir sultandı. Paytak yürüyüşü, şişman gövdesi, sarkık bıyıkları, beyaz sakalıyla sevimli ve kalender bir görünüşü vardı. İttihat ve Terakki iktidarının sultanı, tüm ömründe bir tek gazeteciyle konuşmuş. Saray Başmabeyincisi Lütfi Simavi Bey'in anlattıklarına bakılırsa "melek gibi bir ihtiyar" mış Sultan Reşat; çevresine karşı çok iyi davranırmış, kimi zaman "bir padişaha yakışmayacak kadar alçakgönüllüymüş." Yaşamında konuştuğu tek gazeteci bir İngiliz'miş.  Sultan ile gazeteci arasında çevirmenliği Başmabeyinci Lütfi Simavi Bey yapmış. Konuşma sırasında İngiliz gazeteci padişahın düşkün durumuna bakarak Lütfi Simavi Bey'e demiş ki: "-Doğrusu Haşmetli Sultan'ın bu kadar ihtiyar olduğunu bilmiyordum..." Mehmet Reşat meraklanmış: "-Ne diyor?" Çevirmen ne desin: "-Sizi umduğundan genç bulduğunu söylüyor efendimiz." Sultan İngiliz'...

Belgeseller